Basından Haberler
Sektörümüz İleri Teknolojik Bir Sektör Değil


Alarko Carrier Fabrikalardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Çopur, ileri teknoloji kavramı inovasyon, ARGE ve yeni ürün tasarımı çalışmalarından daha kapsamlı bir kavram. Dünya’da bile bir kaç ülkenin tekelinde. Yenilikler, temel olarak ABD, bir parça da Japonya ve Almanya’dan çıkmakta. Diğer ülkeler sadece innovation yapıldıktan sonra onu modifıye ederek kullanmakta. ‘İnovasyon, bir kültür meselesidir. Malesef bizim kültürümüzde de yok’ diyen Çopur, sektörümüz ileri teknolojik bir sektör değil. Yaptığımız ürünler bellidir diyor.


Alarko Carrier’ın “sürdürülebilirlik” yaklaşımından bahseder misiniz?

Sürdürülebilirlik kavramı ekonomik gelişme, sosyal gelişme ve çevre olmak üzere üç alan üzerinde şekilleniyor. Alarko, “sürdürülebilirlik” kelimesi direkt olarak geçmese de, yaklaşık 20 yıldır bu konuda zaman, para ve emek harcayan bir şirket. Yapılan her faaliyette, maliyet, kâr veya sosyal dengenin yanı sıra çevre duyarlılığını da ana hedef olarak koyuyoruz. Kurucu ortaklarımız Dr. Üzeyir Garih ve İshak Alaton, sürdürülebilirlik kavramını, daha dünya gündemine girmeden Alarko Şirketler Topluluğu’nun ana felsefesi olarak benimsedi. 1995 yılında Sapanca’da düzenlenen “Arama Konferansında, 10 temel maddeden oluşan bir şirket Ana Felsefesi oluşturuldu. Ana Felsefenin yazılı olduğu 10 madde, Alarko’nun tüm faaliyet alanlarındaki temel bakışını onaya koyarken aynı zamanda yaklaşık 10 sene sonra gündeme oturan sürdürülebilirliği de kapsıyor. Biz zaten faaliyetlerimizi bu felsefe doğrultusunda yürüttüğümüz için sürdürülebilirlik konusu gündeme geldiğinde altyapımızı oluşturmuş durumdaydık.

Çevre ve sürdürülebilirlik konularına ne kadarlık yatırım yapıyorsunuz?

Sürdürülebilirlik kavramı çok geniş bir alanı kapsayan ve bir dizi çevre direktifleriyle desteklenmiş bir olgu. Bizim gibi üretim şirketlerinde bu anlamda temel öncelik üretim faaliyetlerimizin çevreyi kirletmesini önlemek ve ürünlerimizde çevreci tasarımlar geliştirmek. Bizim Fabrikamızda beyaz yakalı personelin neredeyse yarısı ARGE çalışanıdır. Bu genelde üretim şirketlerinde pek görülecek oran değildir. 2012 yılında. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından Ar-Ge merkezi belgesini aldık. Ar-Ge personelimize yaptığımız yatırımlar ve teşvikler arasında işbaşı eğitimi, yüksek lisans ve doktora desteği, buluş, patent ve faydalı modeller, in SCI dergilerinde makaleler için verdiğimiz destekler yer alıyor. Bu sayede şu anda ARGE personelimiz içinde doktorası olan ve doktoraya devam eden 4 mühendis bulunmakta. SCI ve diğer teknik dergi, bilimsel konferans/toplantılardaki yayın sayımız çok arttı. Yapılan tasarımların önemi ortaya çıktı ve patent başvurularımız geçen senelere göre inanılmaz artışta.

Siz yatırım demiştiniz. ARGE masraf açısından 2015 yılı fabrika toplam masraflarının % 12.2’sini oluşturmaktadır. Bu rakam ARGE’ye ne kadar önem verdiğimizi de göstermekte. Her yıl yaklaşık olarak fabrika cirosunun % 4-4.5’luk kısmı yeni ürünler için yatırıma harcanmakta.

Alarko Carrier’ın sektördeki konumuyla ilgili neler söylemek istersiniz?

Alarko Carrier, bulunduğu iklimlendirme sektöründe, önde gelen firmalardan bir tanesidir. Sektörde hakikaten köklü rakiplerimiz de bulunmakta. Bu da bize her zaman dinamik ve çalışkan olma şansını vermekte. Alarko satış hacmi olarak en büyük olmasa da yıllar içinde, ekonomik krizlerin olduğu dönemlerde bile hep kar eden ve vergi şampiyonu olan bir şirkettir. Karlılık açısından sektörün en karlı şirketlerinden bir tanesi olduğumuz kesindir. Alarko Carrier, borsa da kota bir şirket olarak satış ve kar değerleri şeffaftır ve yatırımcıların bilgisine açıktır. Bu bilgiler hem Alarko Holding hem Carrier ve UTC hem de Borsa denetçilerinin denetimine tabidir. Sektördeki bazı rakiplerimizde borsa da oldukları için onların satış ve kar değerleriyle mukayese yapmaktayız. Ancak sektördeki önemli sayıda şirket borsada olmadığı için satış-kar rakamları yayınlanmamaktadır. Tabii, bu durumda da onlarla bir mukayese yapamamaktayım.

Ürün gruplarınızdan ve marka çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Alarko Carrier, iklimlendirme sektöründe Isıtma ve Klima konusunda faaliyette olan bir şirkettir. Tarihsel olarak Pompa üretimi de yapılmaktadır. Eğer özetlersek Isıtma-Klima-Su Basınçlandırma konularında faaliyet göstermektedir. Değişik ürün gruplarımız olduğu için markalarda değişiktir. Mesela Sistem Klima (Klima Santralı, Rooftop, Soğutma Grubu, Fan Coil, diğer yan ürünler) Carrier markası altında iç ve dış piyasaya satılmakta. Isıtma ve su basınçlandırma ürünleri ise Alarko markasıyla satılmakta. Ancak, ithal edilip satılan farklı tamamlayıcı ürünler de vardır, mesela Toshiba bu residential klimalar Toshiba markasıyla satılmakta. Konforal isminde başka bir marka da vardır, bu marka yan sanayiye yaptınlan ve bazı ithal ürünler için kullanılmaktadır. Kısacası, iklimlendirme sektöründe çok fazla sayıda ürün ya üretilerek, ya da satın alınarak Alarko güvencesiyle satılmaktadır. İhracatlarımızda ise aynı markalar kullanılmakta, bazı yurtdışı pazarlarda Alarko markası tescil ettirildi.

Sektörünüzde inovasyon ve ileri teknoloji konularında ne tür çalışmalar yapılıyor?

İnovasyon, ARGE ve yeni ürün tasarımı çalışmalarından daha kapsamlı bir kavram. Dünya’da bile bir kaç ülkenin tekelinde. Yenilikler, temel olarak ABD bir parça da Japonya ve Almanya’dan çıkmakta. Diğer ülkeler sadece innovation yapıldıktan sonra onu modifiye ederek kullanmakta, inovasyon bir kültür meselesidir. Malesef bizim kültürümüzde de yok. Tarihte de yoktu. Geçen bir matematiksel bir çözümde integral çözümü yaptım. Düşündüm, ne kadar etkili bir matematiksel operasyon dedim. Sonra da tarihçesini okumak istedim. Antik Yunanistan’da temeli atılmış, Çinliler, Hintliler, Almanlar, İsveçliler, Hollandalılar, İsviçreliler, Fransızlar, en yoğun olarak da İngilizler katkıda bulunmuş. Hiç Türk yoktu. Ne müslümanlık öncesi ne sonrası. Kısacası, inovasyon konusunda etkin olmak çok uzak bizim ülkemiz için. Biz yapılan inovasyonu daha ekonomik ve daha iyi nasıl üretiriz ona bakmamız gerek. Zaten, inovasyon için temel bilimlerde çok iyi eğitim almış nesil gerekli. Yani, Fizik, Kimya, Matematik, Biyoloji, vs. Halbuki bizim eğitim sistemimizde bu temel bilimler çok eksik. Fen Edebiyat Fakülteleri bilim adamı değil, öğretmen yetiştirmekte. Halbuki teknoloji bilimin üstüne kuruluyor, yani temel bilim. Teknoloji onun üstüne kat kat çıkılıyor. Sektörümüz ileri teknolojik bir sektör değil. Yaptığımız ürünler bellidir.

Alarko Carrier’ın gelecek projelerini ve hedeflerini paylaşır mısınız?

2018-2021 EcoDesign kriterleri için klima ürünlerimizi yeniden tasarlama faaliyeti içindeyiz. Bu kapsamda, kendi ARGE departmanımızı dışarıdan aldığımız danışmanlık hizmetleriyle desteklemekteyiz. Isıtma ürünlerinde ise yine EcoDesign ve enerji etiketlendirme konularında çalışmaktayız. Baya mesafe aldık. Hatta 2-3 yıl sonra yürürlüğe girecek yönetmeliklere bile hazır hale geldik. Yeni Optima sirkülasyon pompalarımız verim açısından standart değerleri yakaladı ve gelecekle önemli ihracat kalemlerimizden birisi olacaktır. Son arama konferansında Alarko carrier için 500 m$ ciro hedef koymuştuk. Uzun vadede bu hedefe ulaşmaya çalışacağız.

Sektöre bakıldığında size göre en büyük problem nedir?

En büyük problem haksız rekabettir. Kanunlara, yönetmeliklere, standartlara uyan şirketlerin maliyetleri uymayanlara göre daha yüksek olmaktadır. Piyasa düzenleyici kurumlar bu konuda denetim yapmazlarsa, sorun kanunlara uymuş ama pahalı satan firmalarla kanunlara uymayan ancak ucuz satan firmaların rekabetine dönüşmektedir. Bu da işini doğru yapanı cezalandırmak demek. Bu konuda devlete büyük iş düşmektedir. Avrupa Birliği Direktifleri bir günde tercüme edilebilir ve yayınlanabilir ama piyasayı daha sonra bu yönetmeliklere uyma-uymama açısından denetlemezseniz, uymaya çalışan her zaman sıkıntıya düşer. Önce denetim mekanizması (personel, teknik alt yapı, test kurumlarıyla) kurulmalı, yönetmelikler sonra çıkarılmalıdır. Biz de biraz senkronize gitmiyor.

ARGE Merkezlerinin devlet tarafından desteklenmesi önemli bir adım. Yalnız, kanunun sektörlere göre biraz revizyona ihtiyacı var. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı konunun farkında. Yeni revizyonlar oldu ve devam da edeceği görülüyor.

İklimlendirme sektörünü 2016’da neler bekliyor?

Ülkenin bu kadar sorunu varken, iklimlendirme sektörünün iyi olması beklenemez. Tabii, bu çok kötü olacak anlamında değil, ama genel olarak ülkede yatırım hızı yavaşladı, bu da her sektör gibi bizi de etkiler. Bu zamanlarda, en hızlı büyüyecek olgu ihracattır. Malesef o da gerek dünya ekonomisi gerekse de ülkemizin etrafındaki sıkıntılar sebebiyle pek büyümeyecek gibi görünmekte.

Plus Haber - 14.04.2016